Senaryodan Ekrana: Yapımın Teknolojiyle Desteklenmesi

20 yıldan uzun bir süre önce faaliyete geçen Netflix, o günden bu yana birçok bakımdan değişime uğradı. Üstelik bu süre zarfında öykülerin hayata geçirilme şeklini de temelden değiştirdi. Küresel bir eğlence yapımcısına dönüşen Netflix, öykü yaratımının uçtan uca sürecinden de sorumlu bir hâle geldi. Yapımcılık karmaşık ve çok yönlü bir iştir. Ancak diğer sektörlere kıyasla bu süreçte inovasyonu, iş birliğini ve iletişimi iyileştirmek için teknolojiden yeterince yararlanılmamaktadır. Netflix'te, onlarca ülkede giderek artan sayıda yapım gerçekleştirmekten kaynaklanan eşsiz bir zorlukla karşı karşıyayız. Bu, on binlerce yapım personelinin Netflix için veya Netflix adına eğlence yarattığı anlamına gelmektedir. Bununla ilgili sorunları geçtiğimiz iki yıldır incelemekteyiz. Bu incelemeler sonucunda, teknoloji ve yapımın kesiştiği noktayı şekillendirecek fırsatlar görmekten heyecan duyuyoruz.

Bu çabanın odak noktalarından biri, Prodicle adlı girişimdir. Kısaca Prodicle'ın amacı, serbest çalışan yapım ekibine çeşitli yapım uygulama teknolojileri sağlamaktır. Bu temel ortam sayesinde yapımlarımızla gerçek zamanlı olarak iş birliği yapmak için mevcut teknolojilerden (Google'ın G-Suite'i gibi) yararlanabiliyoruz. Ayrıca Prodicle aracılığıyla yapım planlamasının ve lojistiğin temelini yeniden şekillendirecek yeni teknolojileri de kullanıma sunabiliyoruz. Örneğin Prodicle Move adlı ilk progresif web uygulamasına göz atalım.

Move, basit bir soruya yanıt arıyor: "Şu anda sette neler olup bitiyor?". Bu bilgiyi, kilit çekim verilerini gösteren bir mobil uygulama kullanarak tüm kullanıcılara sağlamak istiyoruz. Konsept aslen çığır açıcı nitelikte değil. Ancak bir zamanlar sadece e-postalarda ve PDF dosyalarında bulunabilen bilgiyi alıp onu gerçek zamanlı bir şekilde merkezileştirmek, yapım ve stüdyo genelinde verimliliği arttırmak için sayısız olanaklar sunuyor.

Move'u birkaç aydır en büyük yapımlarımızın bir kısmında deniyorduk. GLOW ve Talihsiz Serüvenler Dizisi'ndeki ortaklarımız yeni bir şeyler denemek için iş akışlarındaki kilit alanlarda değişiklik yapma isteğiyle muhteşem bir iş çıkaran ortaklarımıza sadece iki örnektir. Yazılımı pilot olarak denememizi ve geribildirim toplamamızı takip eden birkaç hafta içinde, becerikli mühendislik ekiplerimiz bu geribildirimleri yeni özelliklere dönüştürdü. Böylelikle ilerleme için sağlam bir geribildirim döngüsü de yaratıldı. Bu ideal ortaklık sayesinde yeni şeyler öğrenmeye ve ilerlemeye devam edeceğiz.

Geleneksel olarak film yapımı "işi" çaba gerektiren ve karmaşık bir süreçtir. Ayrıca, sayısız verimsizlik katmanıyla doludur. Düşünün: Daha önce belki de hiç birlikte çalışmamış olan yüzlerce insan dünyanın çeşitli yerlerindeki yeni mekânlarda bir araya gelir ve tek bir fikir çevresinde milyonlarca dolar harcar. Birden fazla küresel konum içeren yapımlarda buna bir de yolculuğu, farklı zaman dilimlerini, çok kültürlü iş uygulamalarını ve benzerini içeren örgütlü karmaşa katmanını ekleyin. Esnekliğe karşı duyulan istek yaratıcılık için muazzam bir özgürlük sağlasa da bir araya gelen örgütsel süreçler, yapımın sırtına yük bindirir. Film yapımcılığı, teşvik edilmesi ve korunması gereken bir sanat formudur. Bu sanatı destekleyen faaliyet unsurlarının geliştirilmesi bu çabanın önemli bir parçasıdır. Neden? Çünkü bu, faaliyet süreçlerinin üzerindeki yükü hafifletir ve teknik ekibimize yaratıcı uzmanlar olarak daha fazla katkıda bulunma imkânı sağlar.

Tüm iş kollarındaki temel süreçler, yapım alanında da mevcuttur. İnsan yönetimi, tesis/tedarikçi ilişkileri, planlama ve lojistik, küresel iletişim ve güvenlik, içerik yaratma işindeki temel iş gereksinimleridir. Maalesef yapım ortamının karmaşıklığı nedeniyle modern teknoloji bu ihtiyaçların karşılanmasında yeterince kullanılmamaktadır. Bu ihtiyacı kavrayan çeşitli yazılım şirketleri yapım pazarına bir çözüm sunmaya çalışmıştır. Ancak bu çözümler, içerikle ilgili değişkenlerin tamamının ihtiyacını karşılayacak kadar sağlam ve modüler değildir. Netflix'te, yazılımın "olsa iyi olur" tarzı faydaları "olması gerek"e dönüşmüştür. Bu zorlu ancak gerekli değişimin savunuculuğunu üstlenerek yapım yazılımı gelişimini desteklemeyi amaçlıyoruz.

Kadroya ilişkin üç temel önceliği desteklemeye çabalıyoruz: zaman, motivasyon ve etki. Zaman: Herkesin kişisel değeridir. Motivasyon: Önemli katkı sağlama hissidir. Etki: Bu katkının, iyi şekilde kullanılmış zaman aracılığıyla ulaştığı sonuçtur.

Yaratıcı ortaklarımıza olanaklar sunmak için teknolojinin gücüne odaklanıyoruz. Önem verdiğimiz diğer nokta ise hem sanatçılar hem de teknik ekip için büyük yapımları idare etmenin taktik yükünü bir ölçüde azaltmaktır. Bir Netflix projesinde çalışırken insanları ellerinden gelenin en iyisini yapmak için motive etmek, bizim tutkuyla bağlı olduğumuz bir konudur. Teknolojinin müthiş yaratıcı yeteneklerle bir araya gelerek bu tutkumuzu gerçekleştirmemize yardım edeceğine inanıyoruz.

Çok sayıda zorlukla karşılaşıyoruz. Geleneksel bağımlılıklarla dolu bir ortamla mücadele ettiğimiz için, uyum kolay olmayacak. Başarının yapım ve stüdyo ortamlarına eşit derecede fayda sağlayacak çözümler bulup geliştirmeye bağlı olduğuna inanıyoruz. Netflix, teknoloji dünyası ve eğlence yapım topluluğu arasındaki ortaklık, kilit önemde.

Teknolojiyi yapım ve stüdyo ortamlarına taşımayı amaçlayan geliştirme çabalarımız ve mevcut taktiksel stratejimizle ilgili daha fazla bilgi ve gelecekteki gönderilerimiz için teknik blogumuzu takip edin.

-Chris

Chris Goss, Netflix'te stüdyo teknolojisi direktörüdür

Diğer gönderiler Şirket Blogu

Şubat 2018 Netflix İSS Hız Dizini

Her ay güncellenen Netflix İSS Hız Dizininde, en iyi primetime Netflix yayın deneyimini sağlayan İnternet Servis Sağlayıcılarını (İSS) sıralıyoruz. Aşağıda, Şubat ayında öne çıkanları görebilirsiniz. Devamını Okuyun

Üst